Recep Seyhan

Monokl Okumalarında Bu Hafta



21.04.2018

Monokl Okumaları programımızın bu hafta tahlil edilecek olan kitabı Hilmi Yavuz’un kaleme aldığı "Türkiye’nin Zihin Tarihi" idi. Konuğumuz ise Yazar Recep Seyhan oldu. 

Fakat bu programda, konuğumuz olan Yazar Recep Seyhan’ın da motivasyonu ile formatımızı biraz değiştirdik.

Normalde iki bölümden oluşan programımız, bu haftaki motivasyonla beraber tek bir bütün oldu diyebiliriz. Bu format değişikliğinde Yazar Recep Seyhan’ın katkıları yadsınamaz. Programın başından sonuna kadar, karşılıklı muhabbet ve tartışma atmosferi içerisinde geçen süreç verim açısından da yoğundu.

Sözlerine : "Biz geldik geçiyoruz. Siz ! Genç insanlar ! Daha önemlisiniz…" diye başlayan Seyhan, bu haftanın kitabı olan Türkiye’nin Zihin Tarihi’nin tahliline başlamak kaygısıyla sözlerine şu şekilde devam etti : "Osmanlı zihniyeti üzerine çalışmalar çok az. Olanlar arasında da en önemlilerinden birisi de Hilmi Yavuz’un "Türkiye’nin Zihin Tarihi" kitabıdır."

Bu girişin ardından konunun daha da açılması ve dallanıp budaklanması gayesiyle Yazar Seyhan bize bir soru yöneltti : "Osmanlı ile iletişimimiz nasıl olmalı ?" 

Küçük bir sessizlik, ve kısa süreli bir bakışmanın ardından cevaplar birbiri üzerine gelmeye başladı. İlk başta oluşan sessizlik, yerini, uzun süre sürecek olan fikir teatisine bıraktı. Bu fikir alışverişinin ardından, Yazar Seyhan kendi tecrübelerinden de yola çıkarak sözlerini şu şekilde sürdürdü : "Beş yıl Osmanlıca kurslarına gittim, ve gördüm ki Osmanlı kültürü dipsiz bir kuyu…" Bu tecrübesinin ardından bir görüş daha ekleyen Seyhan : "Şair değilim, ama Divan şiirini kavrayamayan bir kişinin tam manasıyla şair olabileceğine inanmıyorum." Dedi. 

Türkiye’de yayınlanan tarihi dizi furyasını tamamen reddetmediğini, bu dizilerin farkındalık uyandırdığına dikkatleri çeken Seyhan bir hususa karşı da kendimizi kontrol etmemiz gerektiğini söyledi. O husus da "aşırı duygusallık" sorunsalımız idi.

 

 

Türkiye’de yayınlanan tarihi dizi furyasını tamamen reddetmediğini, bu dizilerin farkındalık uyandırdığına dikkatleri çeken Seyhan bir hususa karşı da kendimizi kontrol etmemiz gerektiğini söyledi. O husus da "aşırı duygusallık" sorunsalımız idi.

Kitap tahlili ve çeşitli konu başlıklarının işlenip tartışıldığı yekpare bir programın ardından iyiden iyiye doygunluk yaşayan zihinlerimiz, Yazar Recep Seyhan’ın Cemil Meriç ile olan anısını, ve Cemil Meriç’in Recep Seyhan’a söylediği şu sözle zirveye ulaştı :

"Türkiye’de sağcıların sol gözü, solcuların da sağ gözü kapalıdır. Sen iki gözünle de gör evladım !"